Home / HABERLER / ÇİN-ABD EKONOMİK SAVAŞI (Yıldırım Tuğrul Türkeş)

ÇİN-ABD EKONOMİK SAVAŞI (Yıldırım Tuğrul Türkeş)

ABD, Dünyada kapitalizmin ve serbest ticaretin öncülüğünü yapan bir ülke olarak bilinir ve öyle de davranır. 1989’da doğu blokunun yıkılmasıyla da, ABD başta olmak üzere, batılı ülkeler kapitalist sistemin zaferini ilan ettiler ve bu zaferlerini kurumsallaştırmak için de, 1 Ocak 1995 tarihinde, Dünya Ticaret Örgütünün (World Trade Organization) kuruluşuna öncülük ettiler. Örgütün amacı, dünya serbest ticaretinin önündeki engelleri kaldırmak ve gümrük vergilerini indirmektir. Peki ne oldu da ABD, 25 yıl sonra fikir değiştirdi. Artık, gümrük vergilerinin indirilmesi değil çıkarılması ve serbest ticaretin önüne engel koyma ihtiyacı içine düştü. Bu sorunun kaynağında ABD ekonomisinin artık eskisi kadar rekabet edemiyor olması ve Çin başta olmak üzere AB ve Kanada gibi ülkelerin ekonomilerinin rekabet gücünü artırarak Amerikan ekonomisini ciddi oranda etkilemesi yatmaktadır. ABD’nin ekonomik politikalarındaki değişim, uluslararası hukuk, anlaşmalar ve ticari etik ile uyuşmamaktadır. Bunun anlamı, kazanacaksam oynarım, yok kazanamayacaksam kuralı değiştiririm demektir. Bu davranış açıkça oyun devam ederken kural değiştirmektir. ABD başkanı Trump, açıkça, ülkesinin çıkarlarının hukukun üstünde olduğunu göstermiş ve müzakereye çok da açık olmadığını politik ve ekonomik uygulamalarıyla ortaya koymuştur. Trump’ın bu tutumunu, sadece ekonomik politika ile izah etmek yaşanan ciddi tarihi olayı ıskalama anlamına gelir. Zira bu yaşanan gelişmeler çerçevesinde mevcut dünya düzeni, uluslararası hukuk, ahde vefa ve özgür dünyanın gelecek kaygısının da bir göstergesidir.

Bugün Çin-ABD arasında yaşanan ticari kavganın dünyaya yansıması henüz net olarak ortaya çıkmadı ama yapılan hesaplamalara göre, dünya kalkınma hızı % 0,3 oranında düşecek ve dünya ekonomisi 105 milyar küçülecektir. Bu olumsuz durum, ABD’nin tutumuna bağlı olarak gittikçe büyük bir risk taşımaktadır. Zira, 10 Mayıs 2019 tarihinde ABD’nin açıklamasına göre, 200 milyar dolarlık ithalata %10 olan gümrük vergisini %25’e çıkartmasıyla bu olumsuz rakamlar ortaya çıkmıştır. 2018 yılında Çin’in ABD’ye ihracatı 478 milyar dolardır. Çin ise, ABD’nin bu gümrük tarifesi yükseltmesine yaptığı ithalatın (2018’de 155 milyar dolar) 60 milyar dolarlık kısmına %8 olan gümrük vergisini %25’e çıkarttığını duyurmuştur. İki büyük ekonominin savaşı sadece kendilerine değil aynı zamanda dünya ekonomisine ve müttefiklerine de zarar verecektir. Yapılan hesaplamalara göre kısa vadede AB üyesi ülkelerin Çin-ABD ticaret savaşından geçici bir süre yararlanacağı hesaplanmaktadır. ABD’nin 50, Çin’in ise 20 milyar dolar gibi bir meblağı AB üyesi ülkelerden ithalat yapacağı öngörülmektedir. Ancak, bu ticaret savaşının büyüyerek devam etmesi durumunda, hiçbir ülke karlı çıkamayacaktır. Geçmişte ticari savaşların galibinin olmadığı ve herkesin zarar ettiği görülmüştür. Bu ticaret savaşı, özellikle de, kalkınmakta olan ülkeleri sıkıntıya sokacaktır. Umarız, Trump yönetimi bu ticaret savaşını uluslararası düzene zarar verecek seviyeye gelmeden sonlandırır. Zira, ekonomik refah ve adil paylaşım, dünya barışı ve huzurunun temel koşullarından biridir.

Yıldırım Tuğrul Türkeş

TÜDEV Başkanı

ÇİN-ABD EKONOMİK SAVAŞI

Check Also

KKTC’de Mehmetçik için zafer duası

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir